9/11/2006 - YARIN 10 KASIM ........ATAM....

Yarın 10 Kasım Atanı İyi Hatırla ve Öyle Rahmetle An!
Ninem bu! Hatırlayıp da hırslanmamak ne mümkün derdi. Gözlerini anlatacağı masalın tam ortasına kilitlerdi.. Sağ elinde tuttuğu bastonuna inad daha bir diklenirdi ileriye ileriye. Sanki anlattığı masalda geçen tüm düşman güçlerini karşısına almış gibi öyle tek başına diklenip anlatırdı.. Küçük Mustafa'sını ve kardeşi Zübeyde'yi düşündü... İstanbul'u Beşiktaşdaki evlerini ve düşman askerlerinin o zaman nasıl kuşattığını.. Tophane rıhtımındaki düşman gemilerinin kapkara toplarını kıyıya nasıl çevirdiklerini ve şehri nasıl istila ettiklerini hatırladı ve gözleri dolu dolu oldu.. Zübeyde hanım,günlerdir evine uğrayamayan oğlunu düşünüyormuş ne yapsındı ana yüreği.. Oğlu Mustafa Kemal Şişli'deki evde arkadaşlarıyla önemli toplantılar yapıp kararlar alıyormuş o sıralarda.. Ana şefkati işte, her zaman için bu toplantılardan gizli buluşmalardan çekinirmiş ürkermiş..
Ya başlarına bir şey gelirse diye? Oğlunu padişaha devlete karşı geliyor diye tutuklayıp öldürürlerse? Az beklememişti savaşlardan, sıcak çöllerden dönmesini yüreği ağzında oğlunu umutla.. İçinden dua etmekten başka ne yapabilir di o günlerde oğluna ve arkadaşlarına. Bu toplantılardan da yüzünün akıyla çıkmasını bilirler elbet diye şükürler edermiş elinde tespihiyle... Vatanı kimseye, asla teslim etmezler benim çocuklarım diye mırıldanırmış.
Günlerdir yine oğlunu göremeyen Zübeyde hanım kuşlardan çiçeklerden evvel uyanmış o güne... Her zaman başına örttüğü beyaz tülbentini eliyle çekiştirerek bir yandan da sabah ezanını dinleyerek abdest almak için uzanmış musluğa.. Namazını yeni bitirmiş ki çalınan kapıyı kızı Makbule açmış...
Zübeyde hanım oğlunu paşa üniformaları içinde dimdik karşısında görünce hem sevinmiş, hem de oğlunun bir yerlere gitme hazırlığının tamam olduğunu ve işin ciddiyetini anlayınca çaresiz üzülmüş..
Oğlunun bir an önce anadoluya geçmek istediğini zaten biliyormuş kendiside. Padişah III.ordu müfettişi olarak oğluna görev vermiş çünkü. Üzüntüsünü belli etmemeye çalışarak; Yolculuk ne zaman paşa oğlum? Diye sormuş..
Bugün anacığım, dün Yunan İzmir'e girmiş rıhtıma çıkar çıkmaz yaptıkları ilk şey Türk askerlerini ve albay Süleyman Fethi bey'i şehit etmek olmuş.. Onun için bir an önce Samsuna varmamız gerek.. - Ne zaman dönersin peki a oğul? - Dönmek mi? Benim için dönmek yok, ölmek var artık canım anam! !
Ninem hiç unutmuyordu o günü Mustafa'sını Makbule'sini ve kardeşi Zübeyde'yi. 16 mayıs 1919 da ayrılmışlar.. Ana oğul üstelik en uzun ayrılışlarından biri olacakmış.. Karadeniz'in hırçın dalgalarıyla boğuşan Bandırma vapuru gibi olmuştu, anlatırken sanki ninem... Gündüzleri kıyıya yaklaşan,geceleri ışıklarını söndürüp hedefine açılarak güçlükle yol alan.. Pusulası bozuk ama hedefinden şaşmayan bir ilerleyişmiş bu.. Kayalara çarpmak, düşman torpidosuyla batırılmak, bunlar da an meselesiymiş...
Mustafa Kemal Paşa, yanındaki on sekiz subay ve asker arkadaşlarıyla 19 Mayıs 1919 sabahı Samsun' da Anadolu topraklarına ayak basmış... İlk iş apoletlerini söküp III.Ordu müfettişliğinden ve askerlikten ayrıldığını ilan etmek olmuş.. Halktan biri gibi, halkla birlikte kurtuluş savaşını örgütlemeye girişmiş.. İşte böyle evlatlarım... Üzerinde özgürce yaşadığımız ama malesef özgürlük adı altında sevgisiz saygısız onursuz rezilce yaşanılan bu vatanı ve bu bayrağı Cumhuriyetimizi büyük Atamıza ve silah arkadaşlarına borçlu değil miyiz? Kanlarını canlarını feda edip ruhlarını teslim eden bu yiğit evlatlarımıza şehitlerimize borçlu değil miyiz? Diyeceksiniz ki şimdi; Ninecim bunları neden anlatıyorsun bize? Bunların hepsini tarih kitaplarında yazıyor bizde okul sıralarındayken okumuş öğrenmiştik ne gerek var ki şimdi bunları bize anlatmaya? Peki o zaman neden unutuyorsunuz çocuklar? Neden unutuyorsunuz o zaman! Kanımız, canımız her şeyimiz olan vatanınımızı bayrağımızı kimden ve nasıl teslim aldığımızı? Atalarımız kime emanet etti bu güzelim yurdumuzu? Haydi geliniz şimdi son kez yaşayacağımız pişmanlığımızla ellerimizde dua çiçeklerimizle onları bir kez daha okuyacağımız fatihalarla rahmetle analım.. Ruhlarını şad edip, amin diyelim... Ne duruyorsunuz çocuklar ne duruyorsunuz daha?
YARIN 10 KASIM ATANI ÖYLE HATIRLA ve RAHMETLE AN!
Her ölen şehit olabilseydi keşke! ! !
Ninem haklı olarak dellenmişti elinde ki bastonuyla gideceği yönü hiddetle göstererek, doğru anıtkabire şehitliklere diyordu... Adımları yaklaşırken de söyleniyordu sesli sesli ve arada tövbeler ederek kendi kendine ve diyordu ki!
Her bağın üzümü bal olmaz. Bazen dil yılan, söz zehir olur, bu olmaz. İnsan olan dost olur, düşman hiç olmaz. İşine gelince dost, sonra sokup kaçmak hiç olmaz!
Sakla samanı gelir zamanı amma yarın 10 KASIM 2006 Zamanı! Ne kadar yol aldık ki ileriye?
Dua çiçeklerimiz fatihalarımız seninle ve bütün şehitlerimizle.. Ama vicdanımızı sakın sorma sen rahat uyu ATAM..
Sabiha Rana
|
|
Yorum yaz!
|
2007-08-20 12:19:24 - selam |
| Yazan: rafet |
siten çok güzel olmuş tanışmak istersen www.erentic.blogcu.com
msn mide veriyorum rafeteren34@ |
| Bağlantı |
2006-11-20 11:54:32 - merhaba |
| Yazan: vedat |
atatürk ü her türk genci gibi bizde seviyoruz anısının önünde saygıyla egiliyoruz dönem cok degişti artık eski degerler kapitalizm tozlu raflarına kaldırıldı artık her türk genci uyuşturucu kullanıyor ve hiç bir sosyal degere saygı duymuyor atatürk ün yarattıgı hep ileri şiarı yok olmaya bozulmaya başladı
her taraf kara cüppeli kara düşünceli insanlarla dolmaya başladı cözülme o kadar hızlı ki takip etmek cok güç yakında gün ışıdıktan sonra mumla insan aramaya başlayacagız
doga bozulmaya başladı yakında içicek su yiyecek ekmek bulamayacak insanlar cogalmaya başlayacak yurdum ülkesinde dilencilik okadar arttıki her köşenin bir torbacısı birde dilencisi var ,
sokak larda okadar silah varki inanamazsınız ıraktaki amerikalı subaylar zengin olmuşlardır sanırım ülkemiz her yönden kuşatma kültürel erezyon insanları tüketmekde onları köle varlıklar haline getirmektedir buna kim nasıl cözüm getirecektir
bu kuru türk milliyetciligiy le cözülmez www.blogcu.com/suatcatar |
| Bağlantı |
2006-11-14 19:55:06 - hiç de |
| Yazan: kamuranesen |
| Atatürk'ün hiç de rahat uyumadığından eminim.Yaptıklarımızla ve yapmadıklarımızla, ona huzur vermiyoruz.Sevgiyle kal. |
| Bağlantı |
2006-11-13 21:07:43 - özür... |
| Yazan: berfinhazal |
| ben yazdığımı hatırlıyorum dikkat etmedim uyarılarınız için teşekkür ederim ve sayın Saiha Rana hanfendiden şahsıma özür dilerim |
| Bağlantı |
2006-11-13 13:34:35 - merhaba |
| Yazan: saffetOzturk |
| güzel bir yazı. Yanlız "Cemil Kaygun" beyin uyarılarına kulak ver. yazı size ait değilse nerden veya kimden alıntı yapmış iseniz mutlaka belirtiniz. |
| Bağlantı |
2006-11-12 00:15:05 - Eser sahibinin adı? |
| Yazan: Cemil Kaygun |
Bu yazıyı milliyette okumuştum yazı yazar şair ve gazeteci olan Sabiha Rana ya aitti .
Fakat burada yazının altında yazarın adını göremedim ?
Ataya saygımla.
|
| Bağlantı |
2006-11-12 00:13:21 - Yazarın Adı? |
| Yazan: Cemil Kaygun |
Bu yazıyı milliyette okumuştum yazı yazar şair ve gazeteci olan Sabiha Rana ya aitti .
Fakat burada yazInın altında yazarın adını göremedim ?
Ataya saygımla.. |
| Bağlantı |
2006-11-10 17:03:47 - 10 kasım ve aziz nesin... |
| Yazan: asivemavi36 |
ATAM İZİNDEYİZ!!!
Atam, hala yaşıyorsak:
Edepsizlik sayesinde!
Altı oku soruyorsan,
Politika dehlizinde!
Hele partin senden sonra,
Devrimlerin tavizinde!
Vasf edeyim halimizi,
Kalemime ver izin de!
Yobazlarla gericiler,
Onlar bizden daha zinde!
'Atam, Atam...' derler ama,
Bir adınız var sizin de...
Halkçılıkla devletçilik:
Anlatamam, çok hazin de...
Çoktan beri sahteciler,
Ağır çeker her vezinde!
Tek umut var, o da yalnız,
Amerikan dövizinde!
Sorma Ata'm, halimizi,
Hal mi kaldı anlatacak...
İşte geldik dizindeyiz!
Yata yata çok yorulduk,
Tatil yaptık, izindeyiz!
Sanayide henüz daha,
Cafer için lazım diye,
Amerikan bezindeyiz!
Geçeceğiz Avrupa'yı
Ama şimdi izindeyiz!
Hocamız var, hacımız var,
Uçan kuşa borcumuz var,
El oğlunun ağzındayız!
Ama bizi zor bulurlar,
Bahar, yaz, kış izindeyiz!
Evet, doğru söylemişsin:
'Türk milleti çalışkandır! '
Biz de senin tezindeyiz!
Dinlenmekten yorulduk da,
Onun için izindeyiz!
Zinde kuvvet diye söz var,
Kimse bilmez adresini,
Ah izindeyiz, vah izindeyiz!
Bugün değil, bu yıl değil,
Çoktan beri izindeyiz!
İlerledik Ata'm öyle,
Şimdi görsen tanımazsın:
Amerikan tarzındayız!
Arasan da bulamazsın,
Otuz yıldır izindeyiz!
Aziz NESİN
|
| Bağlantı |
|
Hakkımda
düşler tranvayı
Kategoriler
Düş Yolcularım
• hussoloji • zelis • ikizler • darkangel • h2so4 • caglar • pelinnn • kardanhasan • raciegi • masal • hakan kartal • yeniedebiyat • samanyoluaydin • ujni40 • anday • Özkan Özdemir • hasan37 • dungeon dungeon • tekeli • liana • gulten • perfect • Ali ŞAHİN • byrevolutionist • eyust • meyraca • compete • guvenavticaret • xdeadxgirlx • suhamel • firlamakaciklar • hurricanee • Zeynep yeniLerdenim • ireen • siirlerindili • bnlnt • bethesna62 • bicem • maniaks • ozgedir • neslinursema1 • gulumsebl • nilufertuglu • Kâmuran Esen • eroman • mustafa nazif • perisel • merduranli • siirlianlar • canandansiirler • visal • aqademic • kaybolusculuk • byuarsiyu • sevdasiirleri • mtb1973 • sunlight • vlkn • roj00316 • KİRLİ SAKALLI BEBEK • lirva • cumhuriyethalkpartisi • huzzam • thelosthighway • sevgicicegii • derinsozler • ile • sevdaninrengi38 • erginbay • 79ada • amedi • pirosuskun • postane • loveanddesire • Aydin MERT • berrinsulari
|