İNSAN OLMADAN,İNSAN KALABİLME SAVAŞI - DÜŞLER TRAMVAYI - Blogcu



DÜŞLER TRAMVAYI

11/9/2006 - İNSAN OLMADAN,İNSAN KALABİLME SAVAŞI

Doğumum elimde değildi.  Ailemi, memleketimi, adımı ve gideceğim
okulları ben seçmedim. Hoş seçseydim; sadece gittiğim okulları
değiştirmek isterdim.
    İlk okulda öğretmenim, adam gibi insanlarla, insan gibi adamlardan
bahsettiğinde, adam gibi bir insan olmaya karar verdim aklımın
yettiğince, ama hala insan sınıfına dahil edemedim kendimi.
    O günlerde babam, "hayatı ve insanları kötü yanlarıyla sev demişti",
ne hayatı, ne insanları, ne sevecek, ne nefret edecek kadar anlayamadım.
Hayatı adil bulmadım; erken aldı sevdiklerimi, insanlarıysa samimi,
benimleyken maskelerini bırakmadılar bir yana.
    Çocukluk arkadaşlarım oldu, şimdilerde dostum diyebildiğim insanlar
kaldı bana, riyanın ve fesadın ruhumuza girmediği çağlardan.
    Paylaşabildim onlarla, şimdi, küçük kardeşimin adını bile bilmediği
oyunlar...
    İlk kez 6  yaşında fark ettim, beni mutsuz eden bir şeyin, başkası
için değerli olabileceğini; babamın doğum günüm için aldığı bebeği
verirken komşunun kızına, yüzünde gördüm bir basketbol topuna
göstereceğim sevinci.
    Annemin onca emek verip diktiği elbiseleri utandım giymekten,
çevremdeki yoksulluk, bayramlarımı hüzünlendirdi. Hala giyemiyorum
dolabımda bir hafta geçirmeyen yeni bir giysiyi.
    O günlerde ölümle de karşılaştım, ama hatırlamadım hiçbir şeyi, ömür
boyu sürecek bir men kararı hayatımı değiştirdi; başıma darbe almam
yasaklanmıştı.
    Bir gün sokağa çıkamaz olduk, akşamları karşı mahallede meşalelerle
dolaşan ve sloganlar atan adamlar gördüm. Bahçemizde bomba patladı,
kurşunlar girdi evimizden içeri. Her şey sona erdiğinde farkında
olmadım, geride bir yığın genç ceset kaldığını ve bilmiyordum
yaşananlardan ders alınmadığını....
    Sonra can dostumu kaybettim sonsuza dek; yarım, eksik büyümek
zorunda kaldım.
    Ortaokulda sevdalandım; edebiyata, sinemaya, tiyatroya, spora ve
türkülere.Arkadaşlarımsa "Converse" ve "Nike" marka ayakkabılara
düşkündü. Ayıplandım, markasız spor ayakkabılarım dostsuz bıraktı beni,
ben marka düşkünlerini bıraktım.
    Kimsenin bilemediği bir soruya cevap verene kadar, giremedim "Sosyal
Bilgiler" hocamın gecekondu sakinlerini adam yerine koymayan gözüne.
    Aynı gün içinde, din dersinde gayri Müslim, Fen dersinde bağnaz bir
Müslüman olunca, ne din, ne fen güven vermedi, karışık bir kafayla
dolaştım yıllarca.
    Lisede iyice nefret ettim okuldan. Hocalarım; beyaz çoraplara, kısa
saçlara, etek boyu uzun üniformalara ve nota düşkündüler, benimse
alerjim vardı kurallara.
    O günlerde edindim üniforma düşmanlığımı...
    Hastalıkla tanıştım sonra. Kuşkusuz öğrendim sağlığın önemini, ama
aynı anda hayatım yitirdi anlamını.
    Sonra film koptu bir süre, gözlerimi açtığımda Üniversitedeydim. İlk
dersim, çok acımasızdı; saçından sürüklenen ve coplanan gençleri
gördüğümde daha 1 haftalık öğrenciydim.
     Geleceğine saldıranları izlediğimde anladım, kavga etmeden
tartışamadığımızı ve sessiz kalmayanların sindirildiğini.
    Sordum nedenlerini, "haklısın" ile başlayıp, "ama" ile biten
cümleler düştü payıma.Farkında değillerdi; geleceğin umudu dedikleri
bizler, onlardan miras alamamıştık umudu....
     Yine de okuldan iyidir diye düşünürken, adaletten, eşitlikten,
hürriyetten bahsedenlerin, hala başımıza, sakalımıza bakmaları rahatsız
etti beni, neyse ki çoraplarda kural yoktu; yanmıştım yoksa, beyaz çorap
giymiyordum liseden beri.
     Bir meslek edindim elbet, yeni dostlar girdi hayatıma, hatta
sevdiğim hocalarımdan öğrendim de bir şeyler, ama ağır buldum bedelini.
     Sonra, canlar verdim toprağa birer birer, bir ömür sürecek
hasretler filizlendi. Sancı dolu geceler, gün eksiltti ömrümden.
Büyümeye başladım istemeden.
    Türkülerle, şiirlerle avuttum yüreğimi, insan olmaya çalışırken bir
kez daha, değişmeye başladı çevrem.
    Yüreğini cüzdanına sığdıranların, aynaya bakmak için onura
gereksinimi olmayanların borusu öter oldu memleketimde.
    Yürek gerektiren sevdalar, çıkar kollayan akıllı sevgilere bıraktı
yerini...
    Daha insan olamadan, insan kalabilmenin savaşı başladı.

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-12-10 07:57:21 - kdr

Yazan: isimsiz
yüregine saglık cnm güzel olmus
Bağlantı

2006-09-16 23:33:02 - elimizden yardımcı olmak için bir sey geliyorsa ne mutlu bize

Yazan: murat
elimizden yardımcı olmak için bir sey geliyorsa ne mutlu bize

meryemanakilisesi@hotmail.com

Murat
Bağlantı

2006-09-12 23:17:41 - ........

Yazan: dolunay35
insan olabilmek
insan kalabilmek
tek değilsin bunları yaşayan
ne desem ki?
susmak var çehremde halini merak eden edamla...
Bağlantı

2006-09-12 09:35:41 - sıkılmamak

Yazan: oyumben
sıkılmamak için çaba sarfediyorum.
Bağlantı

2006-09-12 02:01:26 - kısaca

Yazan: merduranli
tırtılların kelebeğe dönüşemediği aykırı bir doğadayız...
doğru...
bu sözler üzerine ne yazsam yarım ne yazsam anlamsız kalacak...
yüreğine, ellerine ve insanlığına! sağlık..
kendine iyi bak
sevgiyle kal...
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Seferim ->

Hakkımda

düşler tranvayı

Bağlantılar

Ana Sayfa
Mai Vatman
Arşiv
Düş Yolcularım
e-posta

Kategoriler

Düş Yolcularım

hussoloji
zelis
ikizler
darkangel
h2so4
caglar
pelinnn
kardanhasan
raciegi
masal
hakan kartal
yeniedebiyat
samanyoluaydin
ujni40
anday
Özkan Özdemir
hasan37
dungeon dungeon
tekeli
liana
gulten
perfect
Ali ŞAHİN
byrevolutionist
eyust
meyraca
compete
guvenavticaret
xdeadxgirlx
suhamel
firlamakaciklar
hurricanee
Zeynep yeniLerdenim
ireen
siirlerindili
bnlnt
bethesna62
bicem
maniaks
ozgedir
neslinursema1
gulumsebl
nilufertuglu
Kâmuran Esen
eroman
mustafa nazif
perisel
merduranli
siirlianlar
canandansiirler
visal
aqademic
kaybolusculuk
byuarsiyu
sevdasiirleri
mtb1973
sunlight
vlkn
roj00316
KİRLİ SAKALLI BEBEK
lirva
cumhuriyethalkpartisi
huzzam
thelosthighway
sevgicicegii
derinsozler
ile
sevdaninrengi38
erginbay
79ada
amedi
pirosuskun
postane
loveanddesire
Aydin MERT
berrinsulari